Diablo 3 Reaper of Souls Oyun İncelemesi

Uzun bir süredir Diablo 3’ü oynamak için sabırsızlanarak beklemiştik. Peki ya sonra ne oldu? Beklediğimiz efsane yeniden doğdu, fakat bu doğuş yeterli olmadı. Diablo oyuncuları daha fazlasını istiyordu ama serinin bu son oyunu onlara yetmedi. Oyun içerisinde karşılaştığımız pek çok saçma olaylar ve dengesizlikler hevesimizi kursağımızda bıraktı. Peki oynamadık mı? Tabii ki de oynadık. Çünkü bu oyun efsaneydi, bir Diablo’ydu.

Diablo 3 Reaper of Souls’taki maceramız Westmarch’ın karanlık sokaklarında başlıyor. Yürüdüğümüz sokakların karanlığı kadar amacımız da karanlık. Tam her şeyi kurtarıp bazı şeyleri yoluna koymuşken Mathael, Grat Conflict’i yerin dibine gömmek için ortaya çıkıyor. Tyrael, Mathael’i durdurmayı başaramayınca iş yine Nephalem’e yani bize kalıyor. Biz de bu bağlamda kendimizi Westmarch sokaklarına atıyoruz.

Hikayenin devamını Act 5 olarak yaşıyor ve tamamen karanlık bir dünyada ilerlemeye çalışıyoruz. Ölümün geldiği yerde aydınlık olmasını beklemeden, yeni dizayn edilmiş yaratıklara karşı amansız bir mücadele veriyoruz. Oyun içerisindeki yeni yaratık ve boss dizaynlarından dolayı Blizzard’ı tebrik etmek istiyorum. Oyundaki atmosfer ve çevre etmenlerinin ihtişamları ile karanlığın içinde kendinizi amacınıza ulaşana kadar hipnotize olmuş bir şekilde buluyorsunuz.

Oyuna yeni gelen Adventure Modu’nu oyunun en güzel bölümü olarak değerlendiriyorum. Bu mod içerisinde maceranın dibine vurarak adeta Diablo içinde başka bir Diablo oynuyorsunuz diyebilirim. Modu fazla anlatıp da sürprizi bozmak istemiyorum, bu mod ile ilgili verebileceğim en önemli ip ucu bu modu Crusader ile oynamanızı tavsiye etmek olacaktır. Eğer farklı karakterler ile bu bölümü oynarsanız niye Crusader’i tavsiye ettiğimi daha iyi anlarsınız.

“Diablo 3’ü almalı mıyım?” diye klişe bir soru soracak olursanız, cevabım da klişe olacaktır. Sonuçta Diablo bu, oynamadan olmaz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir